SAKARYA - İlçeleri

İLÇELERİMİZ
Adapazarı, Serdivan, Arifiye, Erenler, Akyazı, Ferizli, Geyve, Hendek, Karapürçek, Karasu, Kaynarca, Kocaali, Pamukova, Sapanca, Söğütlü ve Taraklı olmak üzere 16 ilçesi bulunan Sakarya’nın her ilçenin kendine has gelecek, görenek, tarihi ve kültürü olması dikkat çekmektedir.

 

 

SAKARYA’NIN GÖZBEBEĞİ
ADAPAZARI

Bugün Adapazarı; farklı kültürlerdeki insanların depreme rağmen yeniden huzur ve sükun içinde yaşadığı geleneksel hayat tarzını korurken, diğer yandan ticari ve sanayi yönünden hızla gelişmektedir. Adapazarılı, 13 tüccarın bir araya gelerek 9 Mart 1913’te kurdukları Adapazarı İslam Ticaret Bankası (daha sonra Türk Ticaret Bankası), Arapzade Sait Bey ve ortaklarının 20 Nisan 1919’da kurdukları Adapazarı Emniyet Bankası, 1924’te kurulan Adapazarı Ayakkabıcılık Türk Teavün (Yardımlaşma) Şirketi, aynı dönemde ilçede bulunan Acem Konsolosluğu ve Gümrük Teşkilatı da gösteriyor ki Adapazarı Dönemin en önemli ticaret merkezlerinin başında gelmektedir.
Adapazarı’nda bulunan etnografik ve arkeolojik müze’de sergilenenler büyük ilgi çekmektedir.

SAKARYA’NIN PARLAYAN YILDIZI
SERDİVAN

Sakarya’nın özellikle 1999 depreminden sonra gelişen ve sürekli göç alan ilçelerinden olan Serdivan ilçesinde yeni yolların, alt yapı ve üst yapı çalışmalarının hızla tamamlanması ile gözde yerleşim birimleri arasında yer almıştır. Kuruluşu ile de tarih kitaplarında yer alan Serdivan ilçemizin sınırları içinde bulunan Sakarya Üniversitesi 55 bin’i aşkın öğrencisiyle il ekonomisine çok büyük katkılar sunmaktadır. Mobilya üretiminde öncü olan ve mobilyacılar çarşıları ile dikkat çekerek marka olma yolunda önemli adımlar atan Serdivan İlçesinde gelecekle ilgili mobilya sektöründe önemli atılımlar beklenmektedir.

LONGOZUN DÜNYA’YA EŞSİZ ÖRNEĞİ
KAYNARCA

Kaynarca ilçesi Sakarya ilinin kuzey batısında yer alır. Doğuda; Karasu, batıda; Kocaeli'ye bağlı Kandıra ilçesi, güneyde; Adapazarı ve kuzeyde Karadeniz ile çevrilidir. Halkın başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda kümes hayvancılığında büyük aşama kaydedilmiştir. Küçük çapta sanat ve ticaret faaliyetleri de olduğu görülmektedir.
Rivayete göre tarihin acı hatıraları olan Kanlı Pınar bu ilçemizde yer olmakta olup, Dünya’nın sayılı subasar ormanları arasında yer alan Acarlar Longozu’da ilçe sınırlarındadır. Buralarda sülün, çulluk ve yaban ördeği gibi hayvanlar yaşamaktadır. Yaban gölü koruma altına alınıp balık avlanmanın da yasak oldugu gözlenmektedir. Gölde yaklaşık 320 çeşit yabani hayvan barınmaktadır.
Zengin bitki örtüsü (florası) korunan yaban hayvan türlerine bol ve çeşitli beslenme olanakları sağlamaktadır. Ayrıca, gölün sık ormanlarla kaplı olması ve su altı bitkisinin sıklığı hayvanlar için ideal korunma alanı sağlamaktadır. Bu durum hayvanların yuvalanma, yumurtlama ve yavrulamaları için mükemmel şartlar sağlamaktadır. Yabani hayvanların birbirine tehdit oluşturmadığı görülmüştür. Su kuşları ile yırtıcı kuşların beslenme farklılığı nedeniyle de beslenmeleri açısından rekabetin olmadığı belirlenmiştir.
Gölün su kaynağını; dereler, kış mevsimindeki yağışların etkisiyle taban suyunun yükselmesi ve Sakarya nehrinde oluşan taşkınlarla gelen sular oluşturmaktadır. Acarlar gölünde 2001 yılında bir kuş gözlemcisinin yapmış olduğu ve kayıtlarda mevcut olan çalışmasında 243 kuş türü tespit edilmiştir. Acarlar gölü (2517ha) yaban hayatı koruma ve geliştirme sahası kapsamına alınmış olup sit alanı ilan edilmiştir. Bu sahada zirai mücadele yapılmamaktadır. Saha içerisinde; enerji nakil hatları, yerleşme alanları ve sanayi tesisleri yoktur. Ancak sulama ve drenaj kanalları bulunmaktadır. Göl içerisinde ve çevresinde toprak yollar mevcuttur.
Acarlar gölünde insan tesiriyle birtakım olumsuzluklar gözlenmektedir. İnsanların oluşturduğu olumsuzlukların başında da avcılık gelmektedir. Acarlar gölü doğal yaşamının, bilinçsiz avlanma nedeniyle tehdit altıda olduğunu söyleyebiliriz. 
 

SAKLI CENNET TARAKLI

TARAKLI
Osmanlı Devletinin kuruluşundan önce, Ertuğrul Gazi zamanında, Osman Bey’in Komutanı Samsa Çavuş Sakarya Vadisindeki Sorkun, Yenice Tarakçı (Taraklı) ve Göynük taraflarına akın düzenlemiş, Hırıstiyan ahalinin yaşadığı bu toprakları Bizanslılardan alarak Osmanlı Beyliğinin topraklarına katmıştır.
Taraklı’nın Osmanlı topraklarına katılışı ile ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırmalarda fethin tarihi olarak 1289 ile 1293 yılları arasında ihtilaf olmakla birlikte, Taraklı’nın Osmanlı Beyliği topraklarına katılışı Beyliğin Anadolu Selçuklu Devletine yarı bağımlı olduğu yıllara rastlar. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde bahsedildiği üzere İlçede halkın şimşir kaşık ve tarak yapması nedeniyle adının Yenice Tarakçı olarak anıldığı belirtilmektedir. Bu isim zamanla halk dilinde Taraklı olarak değişmiştir.

Taraklı İlçesi ormanlık bir arazi yapısına sahip olup dar bir vadide kurulmuştur. Etrafı yüksek dağ ve tepelerle çevrilidir. İlçenin doğusunda Bolu İli Göynük İlçesi, batısında Geyve İlçesi, güneyinde Bilecik İli Gölpazarı İlçesi ve kuzeyinde Akyazı İlçeleri bulunmaktadır. İlçe Marmara bölgesinde olmasına rağmen Karadeniz iklimine sahiptir. Doğal bitki örtüsünü ormanlar oluşturmaktadır.
Bu nedenle modern yapılar yok denecek kadar azdır. Planlı yapılaşma son yıllarda oluşmaya başlamıştır. Son yıllarda eski tarihi değere sahip evler restore edilerek vatandaşların ve turistlerin kullanımına sunulmuştur. Şu ana kadar ilçemizde özel ve kamu tarafından 5 evin restorasyonu yapılarak bitirilmiş 5 adet inşaatta restorasyonlar devam etmektedir. İlçe merkezinde 88 adet kültür ve tabiat varlığı mevcuttur. Bunların 80 adedi ev 8 adet adedi camii, çeşme, çınar ve hamamdır.

SAKARYA’NIN VİTRİNİ
SAPANCA 

Osmanlılar zamanında Sapanca iki Osmanlı Gezgininin kayıtlarına geçmiş bir yöredir. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Sapanca özel ilgi alanında olmuş buraya oldukça kalıcı mimari çalışmalar yapılmış. İlçede yer alan iki Osmanlı Camisi, Vecihi Kapısı ve Ahşap Konakları mutlaka görülmesi gereken yapılar arasındadır. Sapanca Gölü, Marmara Bölgesi’ nin İzmit Körfezi ile Adapazarı havzası arasında yer alır. Gölün doğu kıyısı Sakarya Nehri’ n den yaklaşık olarak 5 km uzaklıktadır. Batı tarafı ise İzmit Körfezi’n den yaklaşık 20 km uzaklıktadır. Bu aralıkta bazı dere ve çaylar yer alır ama su akışları oldukça az olup, yazları neredeyse hepsi kurur.

Gölün yakınlarında yada çevresinde yer alan sanayi ve kentleşme ile oluşan kirlenmeyi önleyecek ne gibi arıtma tesislerinin oluşturulduğu ise pek bilinmemektedir. Ancak sanayi kuruluşlarının çoğunun arıtma tesisleri olduğu sanılmaktadır. Adapazarı’nın göl suyunu şebeke suyu ve çeşme suyu olarak kullandığı bilinmektedir. Sapanca, sahip olduğu doğal özelliği ile doğa-severler ve dağ sporlarına tutkun olanlar için ulaşabilecekleri en yakın bir mekandır. Her tür güzelliği içersinde barındırmaktadır.

ŞEHRİN YENİ YÜZÜ
ERENLER

Erenler Sakarya Büyükşehir Belediyesine bağlı kentin sanayii, modern binaları, elverişli yerleşim birimi olan bir yerdir. 1999 Ağustos depremi’nde yerle bir olan kent'in parçasıdır, Erenler, mütevazı bir köy iken 1963 tarihinde belediye olmuştur. Özellikle Erenlerin ilçe statüsüne kavuşmasının ardından bölgeye yapılan yatırımlar hız kazanmıştır.

TARIMIN VE TEMİZ SANAYİNİN MERKEZİ
AKYAZI

İlçede yaşayan insanların tarıma elverişli toprakla geçimini sağlaması, bölge insanlarının en önemli gelir kaynaklarından biridir. Bunun yanı sıra son yıllarda Kuzuluk ve çevresinde kurulan çeşitli ürün üreten fabrikalar bir taraftan Akyazı'nın ekonomisine olumlu katkı sağlarken diğer taraftan da işsizliği büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.

DOĞALLIĞINI KAYBETMEYEN İLÇE
FERİZLİ

Şirin bir görünüme sahip olan Ferizli İlçesi, doğallığını yıllardan bu yana kaybetmeyen ilçelerimizden bir tanesidir. Verimli topraklara sahip olan Ferizli ilçesi ulaşım konusunda en rahat ilçeler arasında yer almaktadır. Eski bir tarihe sahip olan bölge, 1990 yılında ilçe olarak ilan edilmiş Balkan ve Karadeniz bölgelerinden göç almıştır. Önemli projeler ile gelişimini sürdürmekte olan İlçede geleceğe yönelik yapılan yatırımlar ve faaliyetler bölge halkını umutlandırmaktadır.

TARİHİN YAŞADIĞI ŞEHİR
GEYVE

Bir çok tarihi eser ve yapıtı içinde barındıran Geyve, Sakarya ile Bilecik illerini birbirine bağlayan D-650 Karayolu'nun yakınında olup, İstanbul'dan Ankara'ya gitmek isteyenler için D-100 ve TEM Otoyolları'na alternatif olacak Taraklı-Göynük bağlantılı Sakarya-Ankara yolu üzerindedir. Geyve-Taraklı yolundaki dinlenme ve alabalık tesisleriyle yol üzerindeki başta kiraz bahçeleri olmak üzere meyve yetiştiriciliği yapılan alanlar görülmeye değerdir.
Ekonomisi % 70 tarıma dayalı olan Geyve’de üzüm, kiraz, elma ve ayva yetiştirilmektedir. 

İSTİHDAMDA ÖNCÜ 
HENDEK

1950´lerde ekonomik nedenlerle oluşan iç göçlerde, Karadeniz kökenli vatandaşların tercih ettiği bir bölge olan Hendek, yeşili ve ulaşımı ile gözde bir ilçe konumundadır. Nakliyecilik, fındık üretimi, dağlardan akan su kaynakları üzerine kurulan su fabrikaları, Büyükşehirlere yakınlığı ve doğal yapısının müsait olması nedeniyle geçtiğimiz yılarda ilçede büyük bir Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş olup, burada yoğun bir fabrikalaşma başlamış ve ilçe sanayi şehri görünümüne kavuşmuştur, İlçe ekonomisine büyük katkılar sunmuştur.

GELİŞİMDE VAR OLAN İLÇE
KARAPÜRÇEK

Karapürçek ilçesi Sakarya ilinin en eski nahiyesidir. İlçenin çeşitli göç hareketleri sonucunda Kafkasya, Karadeniz, Kuzey Irak ve Balkanlardan vatandaşlarımız gelerek yerleşmişlerdir. İlçede fındık, süt, bal ve besi tavukçuluğu sektörlerinde hizmet verilmektedir. Tarıma dayalı ekonomisi ile Karapürçek, metropollere olan mesafesi nedeni ile gelişmeye müsait ilçeler arasında yer almaktadır.

KARADENİZ’İN İNCİSİ
KARASU

Sakarya’nın kuzeyinde yer alan Karasu, Batı Karadeniz bölgesinin bitim, Marmara bölgesinin başlama noktasındadır. Sakarya Nehrinin döküldüğü Karasu, sahil turizmi ile ön plana çıkmakta olup, liman ve sanayi yatırımları ile Kuzeyin incisi olmuştur. Yerli, yabancı bir çok turistin şehir ekonomisine katkı sağlamasının yanı sıra, ilçede tarım ve balıkçılık başlıca geçim kaynağı olmuştur. Ayrıca yaz aylarında ilçe de çeşitli festivallere düzenlenerek, ilçenin tanıtımına katkı sağlanmaktadır.

FINDIK ÜRETİMİN MERKEZİ
KOCAALİ

İlçede bulunan toplam arazinin %64’ü tarım alanı, bunun da %95’i fındık bahçesi olarak kullanılmaktadır. Faal iş gücünün % 60’ı tarımla uğraşmaktadır. Fındığa alternatif olarak son yıllarda süt sığırcılığı ve tavukçuluk alanında kıpırdanmalar başlamıştır. Balıkçılıkta ise 17 kilometre sahil şeridine mukabil yeterli seviyede üretim yapılamamaktadır. İlçede tarımsal amaçlı fabrikalar mevcut olup, deniz turizmi önemli bir potansiyele sahip olmaktadır. İlçenin tanıtımı için her yıl Turizm ve Fındık Festivali düzenlenmektedir.

GÖÇLE BAŞLAYAN TİCARİ HAYAT

SÖĞÜTLÜ

Tarihi mücadeleleri ve hikayeleri ile dolu alan Söğütlü ilçesi, gelişmeye açık ve gelişimden yana olan bir ilçe konumundadır. Söğütlünün ekonomik yapısı 1980 yıllarına kadar sadece tarıma yönelik gerçekleşiyordu 1980’li yıllardan sonra Söğütlü'ye olan ilgi artmıştır. Yerleşim amaçlı gelenlerin olması Eğitim fakültelerinin açılması ile öğrenci nüfusu yoğun artış göstermiş ve bunun sonucu olarak Söğütlü'de ticari hayatta gelişmeye başlamıştır.

Her sene Temmuz Ayının 3. Haftası Tarım, Hayvancılık ve Süt Festivali düzenlenerek hem ilçeye katkı sunulmaya çalışmakta hem de ilçe insanlarının sosyal faaliyetlerini arttırmaya yönelik çalışmalar hedeflenmektedir. Görüldüğü gibi Söğütlü nüfusu özellikle belediye olduktan sonra hızlı bir şekilde artmaya başlamıştır.


Müracaat Dilekçeleri
İşyeri açarken istenen belgeler
Esnaf Olma Şartları
Ustalık Belgesi
Yıllık Aidat Gecikme Zammı Tabl.
İşkur İşveren Hizmetleri

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Sakarya Valiliği
Sosyal Güvenlik Kurumu
Tesk
Kosgeb
Marka
SMMMO

Video Galerisi
Fotoğraf Galerisi
İstek ve Şikayetler
Bilgi Edinme Formu
Ziyaretçi Defteri
Sık Sorulan Sorular
KOSGEB ve MARKA desteklerini nasıl buluyorsunuz?