SAKARYA
Günümüzde Marmara’nın gözdesi ve bir çok eşsiz güzelliği ile Ülkemizde adından söz ettiren Sakarya ilimiz, kültürü, doğası, turizmi ve tarihi dokusuyla dikkat çekmektedir. Tarihte şehrimizin adı, ada köyünde kurulun pazara mahsullerini satmak üzere civar köylerden ve göçebe aşiretlerden gelen halk tarafından Adapazarı adının verilmesi ile bilinmektedir. Ticaretle uğraşan esnaf ve sanatkarların mesleki adlarının( Türk oymakları)mahallere verilmesi ile tanınan Adapazarı’nda Şeker, Tuzla, Tığcılar, Semerciler, Hasırcılar, Pabuççular, Yağcılar ve Çıracılar isimleri halen kullanılmaktadır.
1837 yılında I.Mahmut tarafından Adapazarı kaza haline gelirken, 19.asrın sonlarına doğru Kocaeli Vilayetinin kazası olmuştur. 22 Haziran 1954 tarihinde 6419 sayılı kanunla il olmuş ve Sakarya adını topraklarına can veren Sakarya Nehrinden almıştır. Tarihi göç yolları üzerinde bulunan Sakarya’nın Türk hakimiyetine girmesinden sonra, kültürel yapıyı şekillendirerek kalıcı olurken, yerli halkın örf ve adetleriyle iç ve dış göçlerle gelenlerin kendilerine has örf ve adetleri kaynaşmıştır. İlin bu özelliği el sanatlarına, mimariye, gelenek ve göreneklerine ve yaşam biçimine kadar yansımış, farklı kültürlerin keşişim noktası olmuştur.
Kurtuluş savaşında da önemli bir yere sahip olan Adapazarı, Ali Fuat Cebesoy, Sırrı Bey, Hasan Cavit Bey, Çerkez Sait Bey, Koçzade Mahmut Bey, Cevat Bey,İpsiz Recep, Halit Molla gibi bir çok kahramanlarımız Kuva-i Milliye hareketinde yaptıkları ile tarihin şerefli sayfalarında yer almışlardır.
Kültür-sanat açısından bakıldığında; Seyyid Osman Sait Faik Abasıyanık, Kerim Korcan, Faik Baysal ,Teymur Ateşli, Aşık Deryami, Cüneyd Suavi, Necati Mert, Hatice Bilen Buğra, Ayfer Tunç, Mehmet Selahaddin Şimşek, Halit Çelikoğlu,Mustafa Tömekçe, Sabiha İslam, Orhan Dayal, Şaban Bezeyiş, Balkan Naci İslimyeli, Ziya Taşkent, Zeki Gündüz, Esin Engin Ethem Acar ve Türk sinemasının saygın yapımcısı Hürrem Erman, ilimizin ulusal düzeyde tanınmış sanatçılarıdır.
Tarihten bu yana içinde bulunduğumuz 21.yüzyılda eşi benzeri bulunmayan eşsiz zengin ormanları, yaylaları, termal ve içme suyu kaynakları, Sapanca başta olmak üzere gölleri, tarihi dokusu, turizmi ve kültürü ile Sakarya ön plana çıkmaktadır. Ekonomisi tarıma ve sanayiye dayanan Sakarya’da faal nüfusun yüzde 40’ı tarım, yüzde 33’ü sanayi sektöründe, gerisi ise diğer sektörlerde çalışmaktadır. Sakarya son yıllarda hizmet sektöründe önemli adımlar atmıştır.
Türkiye’nin hızla gelişen illeri arasında yer alan Sakarya, en verimli tarım alanlarına da sahip olan bir ildir. Çok çeşitli tarım ürünlerinin yetiştiği Sakarya bir çok bölgenin sebze ve meyve ihtiyacını da karşılamaktadır. Orman varlığının bir hayli fazla olması nedeni ile il topraklarının büyük bir kısmı orman ve fundalıklarla kaplıdır. Sakarya ilçeleri ile birlikte birbirinden farklı kültürleri ve tarihi içinde barındırmakta ve sürekli göç almaktadır. Sakarya , misafirperver ve sevecen Anadolu insanları ile de örnek bir şehirdir.
Sakarya, karayolu ağının en önemli transit merkezlerinden biridir. İzmit, İstanbul, Edirne istikâmetinden gelen, Ankara istikâmetine giden E-5 karayolu buradan geçer. E-5 karayolu ise Türkiye’nin en işlek karayoludur. İstanbul devlet yolu ile Zonguldak-Akçakoca-Karasu devlet yolu Adapazarı’nda birbirine bağlanır. Antalya, Eskişehir-Bilecik hattından gelen D-100 devlet karayolu Adapazarı’nda E-5 karayolu ile birleşir.
Ankara-İstanbul otoyolu Sakarya topraklarından geçer. Şehir içi ulaşım dışında, şehrin bütün ilçeleri birbirine asfalt yollar ile bağlı olup, Haydarpaşa-Adapazarı arasında her gün devamlı karşılıklı tren seferleri yapılmaktadır. Marmara Bölgesinin Kuzeydoğusunda yer alan Sakarya 4 bin 187 kilometrekarelik yüzölçümü ile Türkiye’nin yüzde 0,6’sını oluşturmaktadır. Sakarya Kocaeli, Bolu ve Düzce illeri komşudur.
Sakarya’nın kaderi ise 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin ardından adeta değişmiştir. Resmi kayıtlara göre 3.891 insanımız hayatını kaybetmiş, 5.185 kişi de yaralanmıştır. Sakarya ili içinde 81.702 konut ve işyeri çeşitli düzeylerde hasar görmüştür. Bunlardan 29.701’i yıkık ve ağır hasarlı, 22.157’si orta hasarlı geriye kalan 29.844’ü ise hafif hasarlı olarak kayda geçmiştir.
Yaralarının sarılmasının ardından yeniden toparlanma sürecine giren ilimizde, Karaman, Camili ve Korucuk bölgelerinde yeni yerleşim alanları oluşturulmuş, imar planlarında yeniden düzenleme kararları alınmıştır. Ancak halen Sakarya’da yapılan tüm çalışmalara rağmen depremin acı izleri görülmektedir. Sakarya’nın son yapılan sayımda nufüsunun 861 bin 570 olduğu açıklanmıştır.
TURİZM
KÜLTÜR MOZAİĞİ SAKARYA
Sakarya İli, yayla, sağlık, kıyı, doğa, av, kültür, tarih ve spor turizmi ile ön plana çıkmakta olup, yılda ortalama 50 bin turist ilimize gelmektedir. Taraklı ve Geyve Kaplıcaları ile sağlık turizminde, Karasu, Kocaali ve Sapanca’da kıyı turizminde Poyrazlar, Kuzuluk ve İl Ormanında orman içi dinlenme tesisleri ve onlarca yaylası ile Ülkenin önemli turizm merkezleri haline gelmektedir.
KÜLTÜR TURİZMİ
Tarihe ışık tutan ve birbirinden güzel eserleri içinde bulunduran Sakarya tarihi kültürü ile görülmeye değer yerler arasında yer almaktadır. Eski sanat eserleri, tarihi yapıları, müzeleri ve eski uygarlıklar ait kalıntıların görülmesi amacı ile yapılan seyahatler önemli ölçüde turizm kültürünü oluşturmaktadır. Geyve ilçesi Ali Fuat Paşa Beldesinde Türkiye Cumhuriyetinin kurulması evrelerinden birisi olarak 1918 – 1923 tarihleri arasında Kuvay-ı Milliye dönemini yaşatan eserleri, Pamukova İlçesi Paşalar Köyünün kuzey tarafında bulunan sarp bir tepe üzerine kurulu olan Paşalar Kalesi , Bizanslıların doğu sınırını korumak için yaptırdığı Harmantepe Köyünün kuzeyinde kalan Harmantepe Kalesi, adliye kalesi,Ferizli’de ki Seyifler, Karasu Kalesi, Ali Fuat Paşa köprüsü, ve Serdivan Beşköprü’de bulunan Jüstinianus Köprüsü Sakarya’nın kültürel değerleri arasındadır.
KIYI TURİZMİ
Zengin coğrafyası, en kıyıları, yeşili asırları dayanan tarihi ile Sakarya kıyı turizminde rekabet edilebilecek yerler arasında yer almaktadır. 20 kilometre uzunluğunda geniş bir kumsala sahip olan Karasu sahili, doğal bir plaj olma özelliğini taşırken, yaz aylarında hafta sonları serinlemek maksadıyla sahil hattına akın eden ziyaretçileri sayesinde yoğunluk yaşanmaktadır. Karasuya 16 kilometre uzaklıkta bulunan Kocaali İlçesi ise şifalı kumu, doğal plajı, kolay ulaşımı ile eşsiz bir sahile sahiptir. Sapanca Gölü ise, göl kıyısında bulunan işletmeleri ile plajları aratmayacak güzelliği sahiptir.
SAĞLIK TURİZMİ
Sakarya ili termal kaynaklar bakımından jeotermal bir bölgede olması sebebi ile oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Gölpazarı yolu üzerinde Geyve ilçesinin 5 kilometre güneydoğusunda, Ahibaba köyünde bulunan Acısı içmesi, tadı nedeniyle acısu diye adlandırılır. Su sıcaklı 260 C olup, mide ve barsak hastalıklarına iyi gelmektedir. Suyun çevresi, içinden akan dere ve doğal çevresi ile mesire ve dinlenme yeri olarak özelikle hafta sonları birçok ziyaretçi ağırlamaktadır.
Taraklı ilçesine bağlı Hacıyakuplar köyü sınırları içerisindeki Kil Hamamı kaplıcaları, Taraklı’ya 7 kilometre Adapazarı’na 55 kilometre, İstanbul’a ise 185 kilometre mesafededir. Kaplıca bir dere içinde ve çam ormanları arasındadır. Ayrıca kaplıcanın etrafı kamp yapmaya çok uygundur. Selçuklular döneminden bu yana bilinen bir termal merkezi olan kuzuluk kaplıcası ilin en önemli kaplıcasıdır. Kuzuluk kaplıcası; mide, karaciğer, safra kesesi, damar sertliği, şeker, böbrek hastalıkları, bel ağrısı, siyatik, romatizma, kadın hastalıkları, egzama, sedef gibi cilt hastalıkları üzerinde olumlu etkilere sahiptir.
Kuzuluk beldesi sınırları içinde bulunan Çökek kaplıcasında toplam 9 kuyu bulunmaktadır. Bunlardan 4’ü su, 5’i ise çamur banyosu olarak kullanılmaktadır. Kaplıca suyu romatizma siyatik ve kaşıntılara iyi gelmektedir. Kaplıca, Geyve’nin 15 kilometre güneydoğusunda Geyve-Taraklı yolunun 13. kilometresinden ayrılan bir yoldan gidilen Ilıcak Köyü içinde yer alan Ilıca, mineral yönünden çok zengin ve şifalı olan kaplıca suyu bromür ve iyodür de içermektedir.
SPOR TURİZMİ
Marmara Bölgesi’ndeki profesyonel takımların fazlalığı ve bu takımlar için hazırlık kampı yeri ihtiyacı dikkate alındığında, doğal olarak ulaşım kolaylığı, yakınlığı, ikliminin yumuşaklığı gibi avantajlarıyla Sakarya İli, gelecekte iyi bir alternatif oluşturabilecek potansiyele sahiptir. Mevcut spor tesislerinin kalitesinin ve yeterliliğinin geliştirilmesi, mevcut ve yeni yapılacak konaklama tesislerine spor komplekslerinin de planlanması, iyi bir pazarlama, tanıtım programıyla sadece Marmara Bölgesi değil, yurdumuzun tüm bölgeleri ve hatta yurt dışındaki spor takımlarının da dikkatleri çekilecek ve dış turizm faaliyetleri için ilk adımlarda böylece atılmış olacaktır.
Ata sporumuz olan güreş, Melen Çayında yapılan rafting ve kano, Kocaali İlçesinde bulunan eşsiz güzelliklere sahip bir dizi kaya mağara içinden geçilerek, ulaşılan şelalesiyle anılan Maden Deresi, piknik alanları treeking parkurları ile ilgi çekmektedir. Otomobil ve motor sporları ile yamaç paraşütünde yıldızı parlayan Serdivan ilçesi, Mudurnu çayında kamp, bisiklet ve olta balıklığı yaygındır.
Sakarya’nın içme suyu ihtiyacını karşılayan Sapanca gölünde kürek, yelken, su kayağı, dalış, kano, yüzme, uluslar arası müsabakalar, çeşitli organizasyonlar yapılmaktadır. Yörenin turizme açılarak su sporları dallarının tamamının ekolojik dengeyi bozmadan yapılabilmesi için çalışmalar sürmektedir.
DOĞA TURİZMİ
Deniz, kum, güneş turizminin gelişimini tamamlamasının ardından tüm dünyada doğal kaynaklar üzerinde gerçekleşen turizm önemini arttırmıştır. Sakarya İli sahip olduğu doğal güzellikler ve İstanbul –Ankara’ya olan yakınlığı ile büyük avantaj sağlamaktadır.
Sakarya ili iklimin toprak yapısının kendisine verdiği avantajlar sayesinde çok zengin florasını insanların rehabilitasyonuna sunmaktadır. İlin zengin florası içinde geniş yapraklı ağaçlardan; meşe, kayın, gürgen, kestane, kızılağaç, kavak, dişbudak, ıhlamur, huş, akça ağaç ve çınar, iğne yapraklı ağaçlardan; sarıçam, kızılçam, karaçam, fıstık çamı, göknar, ladin, sedir, ardıç, selvi türleri ile onlarca değişik bitki türleri bulunmaktadır.
Günümüzün stresli kent yaşamı, insanları doğaya çağırmakta, mutluluğun ilacı artık yeşil reçetelerde değil, yeşilin bizzat kendisinde aranmaktadır. Bu reçeteye ulaşabilmek için küçük kaçamaklar yapmak gereklidir. Bu küçük kaçamaklar beraberinde “flora turizmi”ni getirir. “Flora turizmi” olarak adlandırılan turizm çeşidi ise; günü birlik geziler, doğa yürüyüşleri ve piknikler ile başlayıp, doğayı tanımak, gördüğü bitkileri incelemek, yeşilin içerisine karışarak doğadan alacağı bir numune bitkiyi kendi yaşam mekânlarına katmayı kapsar. Flora turizmi konusunda Sapanca İlçesi, biraz daha ön plana çıkmaktadır.
YAYLA TURİZMİ
Sakarya yaylaları, Marmara Bölgesi’nde yaşayan ve özellikle günlük yaşam koşullarının ağırlığından bunalanlar için alternatif bir dinlenme imkanıdır. Ulaşımın yakın ve kolay olması, günlük turları da mümkün kılmaktadır.
Soğucak Yaylası, 1100 m yüksekliğinde ve Sapanca’ya 17 km mesafededir. Sapanca - Muradiye Köyü istikametinden, Erdemli Köyü’ne gelmeden önce sağa ayrılan yolu takip ederek, 35 dakika kadar süren bir yolculukla yaylaya ulaşmak mümkündür.Her yıl düzenlenen Soğucak Yaylası şenlikleri büyük ilgi görmekte olup, yayla’da ülke çapında çeşitli aktivitler yapılmaktadır. Pamukova’da bulunan Kırca Yaylası ve katır özü yaylası, Geyve’de Kirpiyan, Akyazı’da Keremali, Sultanpınar, Açelya, Yanık, Sulucaova,, Akar ve Turnalı Yayları, Hendekte bulunan Çiğdem ve Dikmen yayları halkın büyük ilgi gösterdiği yerler arasındadır. Bunların yanında Karagöl, Hamzapınar, Belengerme, İnönü, Güzlek diğer yaylardır.
İLÇELERİMİZ
Adapazarı, Serdivan, Arifiye, Erenler, Akyazı, Ferizli, Geyve, Hendek, Karapürçek, Karasu, Kaynarca, Kocaali, Pamukova, Sapanca, Söğütlü ve Taraklı olmak üzere 16 ilçesi bulunan Sakarya’nın her ilçenin kendine has gelecek, görenek, tarihi ve kültürü olması dikkat çekmektedir.
SAKARYA’NIN GÖZBEBEĞİ
ADAPAZARI
Bugün Adapazarı; farklı kültürlerdeki insanların depreme rağmen yeniden huzur ve sükun içinde yaşadığı geleneksel hayat tarzını korurken, diğer yandan ticari ve sanayi yönünden hızla gelişmektedir. Adapazarılı, 13 tüccarın bir araya gelerek 9 Mart 1913’te kurdukları Adapazarı İslam Ticaret Bankası (daha sonra Türk Ticaret Bankası), Arapzade Sait Bey ve ortaklarının 20 Nisan 1919’da kurdukları Adapazarı Emniyet Bankası, 1924’te kurulan Adapazarı Ayakkabıcılık Türk Teavün (Yardımlaşma) Şirketi, aynı dönemde ilçede bulunan Acem Konsolosluğu ve Gümrük Teşkilatı da gösteriyor ki Adapazarı Dönemin en önemli ticaret merkezlerinin başında gelmektedir.
Adapazarı’nda bulunan etnografik ve arkeolojik müze’de sergilenenler büyük ilgi çekmektedir.
SAKARYA’NIN PARLAYAN YILDIZI
SERDİVAN
Sakarya’nın özellikle 1999 depreminden sonra gelişen ve sürekli göç alan ilçelerinden olan Serdivan ilçesinde yeni yolların, alt yapı ve üst yapı çalışmalarının hızla tamamlanması ile gözde yerleşim birimleri arasında yer almıştır. Kuruluşu ile de tarih kitaplarında yer alan Serdivan ilçemizin sınırları içinde bulunan Sakarya Üniversitesi 55 bin’i aşkın öğrencisiyle il ekonomisine çok büyük katkılar sunmaktadır. Mobilya üretiminde öncü olan ve mobilyacılar çarşıları ile dikkat çekerek marka olma yolunda önemli adımlar atan Serdivan İlçesinde gelecekle ilgili mobilya sektöründe önemli atılımlar beklenmektedir.
LONGOZUN DÜNYA’YA EŞSİZ ÖRNEĞİ
KAYNARCA
Kaynarca ilçesi Sakarya ilinin kuzey batısında yer alır. Doğuda; Karasu, batıda; Kocaeli'ye bağlı Kandıra ilçesi, güneyde; Adapazarı ve kuzeyde Karadeniz ile çevrilidir. Halkın başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda kümes hayvancılığında büyük aşama kaydedilmiştir. Küçük çapta sanat ve ticaret faaliyetleri de olduğu görülmektedir.
Rivayete göre tarihin acı hatıraları olan Kanlı Pınar bu ilçemizde yer olmakta olup, Dünya’nın sayılı subasar ormanları arasında yer alan Acarlar Longozu’da ilçe sınırlarındadır. Buralarda sülün, çulluk ve yaban ördeği gibi hayvanlar yaşamaktadır. Yaban gölü koruma altına alınıp balık avlanmanın da yasak oldugu gözlenmektedir. Gölde yaklaşık 320 çeşit yabani hayvan barınmaktadır.
Zengin bitki örtüsü (florası) korunan yaban hayvan türlerine bol ve çeşitli beslenme olanakları sağlamaktadır. Ayrıca, gölün sık ormanlarla kaplı olması ve su altı bitkisinin sıklığı hayvanlar için ideal korunma alanı sağlamaktadır. Bu durum hayvanların yuvalanma, yumurtlama ve yavrulamaları için mükemmel şartlar sağlamaktadır. Yabani hayvanların birbirine tehdit oluşturmadığı görülmüştür. Su kuşları ile yırtıcı kuşların beslenme farklılığı nedeniyle de beslenmeleri açısından rekabetin olmadığı belirlenmiştir.
Gölün su kaynağını; dereler, kış mevsimindeki yağışların etkisiyle taban suyunun yükselmesi ve Sakarya nehrinde oluşan taşkınlarla gelen sular oluşturmaktadır. Acarlar gölünde 2001 yılında bir kuş gözlemcisinin yapmış olduğu ve kayıtlarda mevcut olan çalışmasında 243 kuş türü tespit edilmiştir. Acarlar gölü (2517ha) yaban hayatı koruma ve geliştirme sahası kapsamına alınmış olup sit alanı ilan edilmiştir. Bu sahada zirai mücadele yapılmamaktadır. Saha içerisinde; enerji nakil hatları, yerleşme alanları ve sanayi tesisleri yoktur. Ancak sulama ve drenaj kanalları bulunmaktadır. Göl içerisinde ve çevresinde toprak yollar mevcuttur.
Acarlar gölünde insan tesiriyle birtakım olumsuzluklar gözlenmektedir. İnsanların oluşturduğu olumsuzlukların başında da avcılık gelmektedir. Acarlar gölü doğal yaşamının, bilinçsiz avlanma nedeniyle tehdit altıda olduğunu söyleyebiliriz.
SAKLI CENNET TARAKLI
TARAKLI
Osmanlı Devletinin kuruluşundan önce, Ertuğrul Gazi zamanında, Osman Bey’in Komutanı Samsa Çavuş Sakarya Vadisindeki Sorkun, Yenice Tarakçı (Taraklı) ve Göynük taraflarına akın düzenlemiş, Hırıstiyan ahalinin yaşadığı bu toprakları Bizanslılardan alarak Osmanlı Beyliğinin topraklarına katmıştır.
Taraklı’nın Osmanlı topraklarına katılışı ile ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırmalarda fethin tarihi olarak 1289 ile 1293 yılları arasında ihtilaf olmakla birlikte, Taraklı’nın Osmanlı Beyliği topraklarına katılışı Beyliğin Anadolu Selçuklu Devletine yarı bağımlı olduğu yıllara rastlar. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde bahsedildiği üzere İlçede halkın şimşir kaşık ve tarak yapması nedeniyle adının Yenice Tarakçı olarak anıldığı belirtilmektedir. Bu isim zamanla halk dilinde Taraklı olarak değişmiştir.
Taraklı İlçesi ormanlık bir arazi yapısına sahip olup dar bir vadide kurulmuştur. Etrafı yüksek dağ ve tepelerle çevrilidir. İlçenin doğusunda Bolu İli Göynük İlçesi, batısında Geyve İlçesi, güneyinde Bilecik İli Gölpazarı İlçesi ve kuzeyinde Akyazı İlçeleri bulunmaktadır. İlçe Marmara bölgesinde olmasına rağmen Karadeniz iklimine sahiptir. Doğal bitki örtüsünü ormanlar oluşturmaktadır.
Bu nedenle modern yapılar yok denecek kadar azdır. Planlı yapılaşma son yıllarda oluşmaya başlamıştır. Son yıllarda eski tarihi değere sahip evler restore edilerek vatandaşların ve turistlerin kullanımına sunulmuştur. Şu ana kadar ilçemizde özel ve kamu tarafından 5 evin restorasyonu yapılarak bitirilmiş 5 adet inşaatta restorasyonlar devam etmektedir. İlçe merkezinde 88 adet kültür ve tabiat varlığı mevcuttur. Bunların 80 adedi ev 8 adet adedi camii, çeşme, çınar ve hamamdır.
SAKARYA’NIN VİTRİNİ
SAPANCA
Osmanlılar zamanında Sapanca iki Osmanlı Gezgininin kayıtlarına geçmiş bir yöredir. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Sapanca özel ilgi alanında olmuş buraya oldukça kalıcı mimari çalışmalar yapılmış. İlçede yer alan iki Osmanlı Camisi, Vecihi Kapısı ve Ahşap Konakları mutlaka görülmesi gereken yapılar arasındadır. Sapanca Gölü, Marmara Bölgesi’ nin İzmit Körfezi ile Adapazarı havzası arasında yer alır. Gölün doğu kıyısı Sakarya Nehri’ n den yaklaşık olarak 5 km uzaklıktadır. Batı tarafı ise İzmit Körfezi’n den yaklaşık 20 km uzaklıktadır. Bu aralıkta bazı dere ve çaylar yer alır ama su akışları oldukça az olup, yazları neredeyse hepsi kurur.
Gölün yakınlarında yada çevresinde yer alan sanayi ve kentleşme ile oluşan kirlenmeyi önleyecek ne gibi arıtma tesislerinin oluşturulduğu ise pek bilinmemektedir. Ancak sanayi kuruluşlarının çoğunun arıtma tesisleri olduğu sanılmaktadır. Adapazarı’nın göl suyunu şebeke suyu ve çeşme suyu olarak kullandığı bilinmektedir. Sapanca, sahip olduğu doğal özelliği ile doğa-severler ve dağ sporlarına tutkun olanlar için ulaşabilecekleri en yakın bir mekandır. Her tür güzelliği içersinde barındırmaktadır.
ŞEHRİN YENİ YÜZÜ
ERENLER
Erenler Sakarya Büyükşehir Belediyesine bağlı kentin sanayii, modern binaları, elverişli yerleşim birimi olan bir yerdir. 1999 Ağustos depremi’nde yerle bir olan kent'in parçasıdır, Erenler, mütevazı bir köy iken 1963 tarihinde belediye olmuştur. Özellikle Erenlerin ilçe statüsüne kavuşmasının ardından bölgeye yapılan yatırımlar hız kazanmıştır.
TARIMIN VE TEMİZ SANAYİNİN MERKEZİ
AKYAZI
İlçede yaşayan insanların tarıma elverişli toprakla geçimini sağlaması, bölge insanlarının en önemli gelir kaynaklarından biridir. Bunun yanı sıra son yıllarda Kuzuluk ve çevresinde kurulan çeşitli ürün üreten fabrikalar bir taraftan Akyazı'nın ekonomisine olumlu katkı sağlarken diğer taraftan da işsizliği büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.
DOĞALLIĞINI KAYBETMEYEN İLÇE
FERİZLİ
Şirin bir görünüme sahip olan Ferizli İlçesi, doğallığını yıllardan bu yana kaybetmeyen ilçelerimizden bir tanesidir. Verimli topraklara sahip olan Ferizli ilçesi ulaşım konusunda en rahat ilçeler arasında yer almaktadır. Eski bir tarihe sahip olan bölge, 1990 yılında ilçe olarak ilan edilmiş Balkan ve Karadeniz bölgelerinden göç almıştır. Önemli projeler ile gelişimini sürdürmekte olan İlçede geleceğe yönelik yapılan yatırımlar ve faaliyetler bölge halkını umutlandırmaktadır.
TARİHİN YAŞADIĞI ŞEHİR
GEYVE
Bir çok tarihi eser ve yapıtı içinde barındıran Geyve, Sakarya ile Bilecik illerini birbirine bağlayan D-650 Karayolu'nun yakınında olup, İstanbul'dan Ankara'ya gitmek isteyenler için D-100 ve TEM Otoyolları'na alternatif olacak Taraklı-Göynük bağlantılı Sakarya-Ankara yolu üzerindedir. Geyve-Taraklı yolundaki dinlenme ve alabalık tesisleriyle yol üzerindeki başta kiraz bahçeleri olmak üzere meyve yetiştiriciliği yapılan alanlar görülmeye değerdir.
Ekonomisi % 70 tarıma dayalı olan Geyve’de üzüm, kiraz, elma ve ayva yetiştirilmektedir.
İSTİHDAMDA ÖNCÜ
HENDEK
1950´lerde ekonomik nedenlerle oluşan iç göçlerde, Karadeniz kökenli vatandaşların tercih ettiği bir bölge olan Hendek, yeşili ve ulaşımı ile gözde bir ilçe konumundadır. Nakliyecilik, fındık üretimi, dağlardan akan su kaynakları üzerine kurulan su fabrikaları, Büyükşehirlere yakınlığı ve doğal yapısının müsait olması nedeniyle geçtiğimiz yılarda ilçede büyük bir Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş olup, burada yoğun bir fabrikalaşma başlamış ve ilçe sanayi şehri görünümüne kavuşmuştur, İlçe ekonomisine büyük katkılar sunmuştur.
GELİŞİMDE VAR OLAN İLÇE
KARAPÜRÇEK
Karapürçek ilçesi Sakarya ilinin en eski nahiyesidir. İlçenin çeşitli göç hareketleri sonucunda Kafkasya, Karadeniz, Kuzey Irak ve Balkanlardan vatandaşlarımız gelerek yerleşmişlerdir. İlçede fındık, süt, bal ve besi tavukçuluğu sektörlerinde hizmet verilmektedir. Tarıma dayalı ekonomisi ile Karapürçek, metropollere olan mesafesi nedeni ile gelişmeye müsait ilçeler arasında yer almaktadır.
KARADENİZ’İN İNCİSİ
KARASU
Sakarya’nın kuzeyinde yer alan Karasu, Batı Karadeniz bölgesinin bitim, Marmara bölgesinin başlama noktasındadır. Sakarya Nehrinin döküldüğü Karasu, sahil turizmi ile ön plana çıkmakta olup, liman ve sanayi yatırımları ile Kuzeyin incisi olmuştur. Yerli, yabancı bir çok turistin şehir ekonomisine katkı sağlamasının yanı sıra, ilçede tarım ve balıkçılık başlıca geçim kaynağı olmuştur. Ayrıca yaz aylarında ilçe de çeşitli festivallere düzenlenerek, ilçenin tanıtımına katkı sağlanmaktadır.
FINDIK ÜRETİMİN MERKEZİ
KOCAALİ
İlçede bulunan toplam arazinin %64’ü tarım alanı, bunun da %95’i fındık bahçesi olarak kullanılmaktadır. Faal iş gücünün % 60’ı tarımla uğraşmaktadır. Fındığa alternatif olarak son yıllarda süt sığırcılığı ve tavukçuluk alanında kıpırdanmalar başlamıştır. Balıkçılıkta ise 17 kilometre sahil şeridine mukabil yeterli seviyede üretim yapılamamaktadır. İlçede tarımsal amaçlı fabrikalar mevcut olup, deniz turizmi önemli bir potansiyele sahip olmaktadır. İlçenin tanıtımı için her yıl Turizm ve Fındık Festivali düzenlenmektedir.
GÖÇLE BAŞLAYAN TİCARİ HAYAT
SÖĞÜTLÜ
Tarihi mücadeleleri ve hikayeleri ile dolu alan Söğütlü ilçesi, gelişmeye açık ve gelişimden yana olan bir ilçe konumundadır. Söğütlünün ekonomik yapısı 1980 yıllarına kadar sadece tarıma yönelik gerçekleşiyordu 1980’li yıllardan sonra Söğütlü'ye olan ilgi artmıştır. Yerleşim amaçlı gelenlerin olması Eğitim fakültelerinin açılması ile öğrenci nüfusu yoğun artış göstermiş ve bunun sonucu olarak Söğütlü'de ticari hayatta gelişmeye başlamıştır.
Her sene Temmuz Ayının 3. Haftası Tarım, Hayvancılık ve Süt Festivali düzenlenerek hem ilçeye katkı sunulmaya çalışmakta hem de ilçe insanlarının sosyal faaliyetlerini arttırmaya yönelik çalışmalar hedeflenmektedir. Görüldüğü gibi Söğütlü nüfusu özellikle belediye olduktan sonra hızlı bir şekilde artmaya başlamıştır.